Menu
A+ A A-

Deprecated: Non-static method JApplicationSite::getMenu() should not be called statically, assuming $this from incompatible context in /home/u7326634/okubakim.com/templates/gk_news/lib/framework/helper.layout.php on line 181

Deprecated: Non-static method JApplicationCms::getMenu() should not be called statically, assuming $this from incompatible context in /home/u7326634/okubakim.com/libraries/cms/application/site.php on line 272

Jandarmaların Dink itirafı, dosyada

dink_davas.jpgHrant Dink cinayeti sanıklarını yargılayan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, önemli bir kararla, Trabzon’da “görevi ihmal” suçuyla yargılanan ve “cinayeti üstlerine bildirdiklerini ama önlem alınmadığını” itiraf eden jandarmaların ifadesini alıyor.
Devamını oku...

Suikastlar tarihi

suikast.jpgSuikastlar hiçbir zaman tek  plan üzerinden yürütülmez, bir kaç aşmalı olarak kurtuluşun  olamayacağı planlar yapılır.

Suikastlar hiçbir zaman tek bir plan üzerinden yürütülmez rahmetli Eşref Bitlis Paşa eğer 17 Ocak 1993 günü kazadan kurtulsaydı gideceği Diyarbakır da kesin başka bir operasyon ile öldürülecekti.Kazanın oluşumu tamamen imkansız %1 bile ihtimal verilmeyen olasılıklardan kazanın oluşumu anlatılıyor.İddialara bakarsak 2 motorunda performans kaybından,motorların yanma odalarındaki patlamalar ile kanatlarda oluşan kopmalar sonrasında kumanda sisteminin kilitlenmesi ve %60 pilot hatası % 40 buzlanma  olarak kaza bilirkişi raporları hazırlanıyor.Uçak aşırı buzlanma sonucu çakıldığı aktarılıyor ancak uçaklarda buzlanma önleyici sistem mevcut ve kalkıştan önce yer ekibi tarafından uçağın buzlanmaya karşı alkollendiği  de açıklandı Uçak  ta performans kaybı varsa  3 dakika yükseldikten sonra yüksek performans ile seyir etmiş buraya kadar her şey normal uçuş ekibi çok iyi eğitim almış pilot hatası da kesinlikle olamaz.

Tüm dünyada bu tür uçak kazalarını ülkenin sivil havacılık kurumları kaza sonrası bilirkişi raporları hazırlar bizdeki gibi üniversite de öğretim görevlileri değil.Kaza sonrası bilirkişi raporunu hazırlayan Prof. Ahmet Nuri Yüksel zaten tüm bildiklerini kazanın gerçek oluşumun söyleyemez.Bu kazada da yaydın bir yöntem olan petrol jölesi  (gres yağı) kullanıldı.Gres yağını bir poşet içerisine koyup güzelce ezdikten sonra bir zarf içerisine yerleştirip belge veya doküman süsü verilip istenilen yere ulaştırılabilir.Petrol jölesi uçuştan bir gece önce yakıt deposuna boşaltılmalı ki homojenlik sağlansın uçuştan bir gece önce nöbetçi asker uçak etrafında birilerini gördüğünü açıklamıştı.Uçak motorları çalıştıktan sonra  petrol jölesi motorlarda patlamalar oluşturur,yakıt borularına sıvanır ve motorları durdurur.Bunun başka bir şeklide aynı petrol jölesini uçağın hidrolik tankına boşaltılırsa hidrolik sistemi yavaşlatır ve kontrol kumandaları kilitlenir.

Eşref Bitlis’in bu kazadan kurtulma şansı yoktu. Kurtulsaydı Diyarbakır’da kesinlikle bir ikinci ekip suikastı tamamlayacaktı.Tıpkı Gaffar Okan suikastında olduğu gibi Gaffar Okan’da ilk suikasttan kurtulmuş ikinci plan da şehit edilmişti.Gaffar Okan suikastı akla gelen ilk örgüt Hizbullah ihale edildi.Gaffar Okan kafasından 30 yakın kurşun almış ve korumalar silahlarına bile davranamamış.MİT ve suikastı organize eden CIA’den aynı açıklama geliyor “Bundan kimse kurtulamaz” Suikast Hizbullah’a ihale edilip zamanında bölgede pkk ile mücadele ettiği için göz yumulan örgüt şimdi devlet tarafından kürtaj edilip istenmeyen çocuk ilan edildi.Suikast sonrası 5 tane Hizbullah militanı yakalanıp ortaya çıkartıldı 24 Ocak 2001 tarihinde Gaffar Okan ve 5 Polis memuru şehit edildi.

Turgut Özal da üç suikasttan şans eseri kurtuldu.Turgut Özal korumaları ve sağlık ekibi ile 2 helikopterle Marmaris’e tatile gidecek Özal’ların hangi helikoptere bineceği zaten belli daha lüks ve konforlu olana Özal’lar tatile çıkmadan önce Türk İstihbarat yetkilileri Turgut Özal’a İran’dan gelen pkk militanları tarafında Cuma namazı sonrası bombalı suikastta bulunulacağı istihbaratını alır.Bu sık kullanılan kaçakçılık yöntemi gibi küçük olan yem yakalatıp büyük parti mal kaçırılar Turgut Özal konforu ve zaman kazanmak için helikopterlerle değil Ankara’dan jetle Dalaman havaalanına oradan da helikopterler ile Marmaris’e gitme kararı alır.Helikopterler Ankara Etimesgut hangarlarında uçuşu beklemektedir.Pilotlar tek başına boş gitmemek için yanlarına eşlerini de alıp Marmaris’e yola çıkarlar kalkıştan 4 dakika sonra helikopterler tıpkı Eşref Bitlis Paşa da olduğu gibi kontrollü iniş yapabilecekken yere çakılır.Helikopterin üst pervanesi rotorun yerinden çıkması sonucu helikopter düşer.Kalkıştan bir gün önce hangarlarda yakın bir mevkide İran pavyonu ve sivil havacılık fuarı kurulmuştu.Turgut Özal şans eseri bu kazadan kurtuldu ama onu Marmaris’te biri Rodos’tan gelen kadın ve 2 si İstanbul’dan gelen hoş geldin ve güle güle komitesi Turgut Özal’ı beklemekteydi.Bu olaylardan dolayı sıkı güvenlik önlemleri sonucu militanlar yakalandı.Militanların hücre sistemi ile çalıştığı için hiçbir yere ulaşılmadığı açıklandı.Turgut Özal’ın 1983 seçimlerinde büyük bir başarı elde etti seçim sonrası teşekkür konuşmalarına çıkıyor ilk konuşmasında Atatürk’ün yanlışlarda olmuştur yanlışlarını düzeltmek bizim doğrularımız doğrularını kabul etmek görevimizdir.İkinci konuşmasında bu ülkenin tek bir dayanağı vardır o da dindir dinimize sahip çıkacağız.Üçüncü konuşmasında bu ülkede yaşayan bütün azınlıklara kendi dilinde eğitim ve dininde özgürce ibadet etme özgürlüğü vereceğiz.

Turgut Özal konuşmalarından sonra İzmir’den uçağa binip Amerika’ya gider ve Başbakanlığını onaylatıp gelir bundan kısa bir süre sonra pkk ilk eylemini 15 Ağustos 1984 Şemdil’li ve Eruh’ta gerçekleştirir 1.Körfez savaşında otorite eksikliğini doldurmak için bölgeye yerleşen  Çekiç Güç sonrası pkk eylemlerinde artış oldu.Bölgedeki Çekiç Güç’ün varlığından rahatsızlık duyan Çekiç Güç’ün pkk ya verdiği  yardımlardan bahseden ve buna karşı eylemler gerçekleştiren Eşref Bitlis,Hulusi Sayın,Cem Ersever,Bahtiyar Aydın suikastlara kurban gittiler. Süleyman Demirel’in deyimiyle kör kurşuna kurban gittiler.Bu tür suikastları bölgedeki faili meçhul cinayetleri araştırmak için kurulan Özel Harekat Daire Başkanlığı Süleynmaniye de ki askerlerimize yapılan çuval geçirme eylemlerini o zaman Türk Özel Harekat çalışanları CIA ve MOSSAD çalışanlarına yapmaktaydı.Amerikanın Büyük Ortadoğu Projesi sekteye uğramakta ve İsrail’in Büyük İsrail Devleti rüyası gecikmekteydi.Bunların önlenmesi ve Türkiye’ye gerçek bir nota verilmesi için Amerika’ya gözü kapalı güven duyan Turgut Özal Bulgar Konsolosluğundaki resepsiyon da zehirlenerek 17 Nisan 1993 tarihinde öldürüldü.

Dönemin iktidar partisi “Kuzey Irak’ta bizden habersiz ve izinsiz bir kürt devleti kurulamaz” demesinden sonra Ankara Kayseri Malatya’da 34 şehit verdiğimiz CASA uçak kazaları oluştu Eskişehir de iki F-4 savaş uçağımız kafa kafaya çarpıştı.Şimdiki kullanılan sistem bu uzaktan kumanda sistemi gizli yazılımlar ile uçakların kumandaları el değiştirebilir Mossad Amerika da küçük bir şirket kurup gizli yazılımlar üretti tüm dünyaya sattı yazılmalarda açık kapılar bırakılıp buradan istenildiği gibi bilgi hırsızlı ve müdahale edildi bunu CASA ve F-4 savaş uçaklarında yaptılar.Pilota rağmen uçağın kontrolü ele alınıp istenilen yere indirilebilir tıpkı 11 Eylül uçak kaçırma olaylarında pilotsuz yakıt ikmal uçaklarının kulelere girmesi gibi pilota rağmen her şey yapılabilir.

Bill Gates’in Türkiye’ye gelmesinin de tek amacı bu tüm dünya kendi yazılımlarını kullanıp e-devlet sistemine geçiyor bizim e-devlet sistemine talip olan Microsoft bundan Türkiye de MİT’te ,Emniyet’ te yazılım sağlayan HAVELSAN’I bypass edip ihaleleri almak .

Tarihe geçen bazı önemli suikastlar




14 Nisan 1865 : ABD Başkanı Abraham Lincoln, Washington’da vuruldu,bir gün sonra öldü.

13 Mart 1881 : Rus Çarı II. Alexander vurularak öldürüldü.

02 Temmuz 1881 : ABD Başkanı James Garfield vurularak öldürüldü.

29 Temmuz 1900 : İtalya Kralı I. Umberto öldürüldü.

06 Eylül 1901 : ABD Başkanı William McKinley Buffalo’da vuruldu. 14 Eylül 1901 de öldü.

1912 yılında ABD eski Başkanı Theodore Roosevelt, suikastta yaralandı.

23 Şubat 1913 : Meksika Devlet Başkanı Madero ve Başkan yardımcısı Suarez öldürüldü.

18 Mart 1913 : Yunan Kralı George öldürüldü.

1914 yılında Avusturya-Macaristan Arşidükü Ferdinand ve karısı, Saraybosna’da öldürüldü.

1916 yılında Rusya’da Papaz Rasputin öldürüldü.

16 Temmuz 1918 : Son Rus Çarı Nikola, karısı ve çocuklarıyla öldürüldü.

1920 yılında Meksika Devlet Başkanı Carranza öldürüldü.

20 Temmuz 1923 : Meksikalı devrimci Panço Villa öldürüldü.

17 Şubat 1928 : Meksika’nın yeni Devlet Başkanı General Obregon  öldürüldü.

15 Şubat 1933 : ABD’nin yeni Başkanı Franklin Roosevelt’e düzenlenen suikastta, Chicago Belediye Başkanı Cermak vuruldu. Cermak Mart başında öldü.

25 Temmuz 1934 : Avusturya Şansölyesi Engelbert Dolfus, Viyana’da Naziler tarafından öldürüldü.

20 Ağustos 1940 : Leon Troçki sürgündeyken öldürüldü.

30 Ocak 1948 : Mahatma Gandi  Yeni Delhi’de öldürüldü.

1950 yılında ABD Başkanı Truman’a başarısız bir suikast girişimi oldu.

20 Temmuz 1951 : Ürdün Kralı Abdullah öldürüldü.

21 Eylül 1956 : Nikaragua Devlet Başkanı Somoza vuruldu.

26 Temmuz 1957 : Guetemala Devlet Başkanı Armas, kendi muhafızlarından biri tarafından öldürüldü.

14 Temmuz 1958 : Irak Kralı Faysal ve Prens Abdul İllah öldürüldü.

15 Temmuz 1958 : Irak Başbakanı Nuri Said öldürüldü.

25 Eylül 1959 : Seylan Başbakanı Solomon Bandranaike öldürüldü.

17 Ocak 1961 : Kongo eski Başbakanı Lumumba öldürüldü.

30 Mayıs 1961 : Dominik diktatörü Molina öldürüldü.

1963 yılında Vietnam Devlet Başkanı Diem ve kardeşi öldürüldü.

22 Kasım 1963 : ABD Başkanı John Kennedy Dallas’ta öldürüldü.

21 Ocak 1965 : İran Başbakanı Hasan Ali Mansur, Tahran’da vuruldu.

21 Şubat 1965 : Zenci lider Malcolm, New York’ta vuruldu.

1966 yılında Güney Afrika Başbakanı Verwoerd, Parlamento’da vuruldu.

4 Nisan 1968 : ABD’li zenci lider Martin Luther King, Jr. Memphis’te vuruldu.

5 Haziran 1968 : Başkan adayı Senatör Robert Kennedy Los Angeles’ta vuruldu.

27 Kasım 1970 : Papa VI. Paul, Manila Havaalanı’nda yaralandı.

28 Kasım 1971 : Ürdün Başbakanı Vasfi Tal, Kahire’de Filistinliler tarafından öldürüldü.

1972 yılında Filipinler Devlet Başkanı Marcos’un eşi suikastta  yaralandı.

1974 yılında Güney Kore Devlet Başkanı Park Chung Hee’ye düzenlenen suikastta eşi öldürüldü.

19 Ağustos 1974 : ABD’nin Lefkoşe Büyükelçisi Rodger Davies Kıbrıs’ta vuruldu.

11 Şubat 1975 : Madagaskar Devlet Başkanı Ratsimandrava öldürüldü.

25 Mart 1975 : Suudi Arabistan Kralı Faysal öldürüldü.

15 Ağustos 1975 : Bangladeş Devlet Başkanı Şeyh Mucibur Rahman darbede öldürüldü.

15-12 Eylül 1975 : ABD Başkanı Gerald Ford iki saldırı girişimi atlattı.

13 Şubat 1976 : Nijerya Devlet Başkanı Muhammed vuruldu.

16 Mart 1977 : Lübnanlı Dürzi Lider Kemal Cambolad, Beyrut'ta öldürüldü.

18 Mart 1977 : Kongo Devlet Başkanı Ngouabi vuruldu.

1978 yılında Irak Eski Başbakanı Al-Naif Londra'da vuruldu.

30 Mart 1979 : İngiliz Muhafazakar Parlamenter Airey Neave, İRA'nın gerçekleştirdiği bir suikast sonucu öldü.

1979 yılında Lord Mountbatten ve yanındaki iki kişi, IRA'nın teknelerine yerleştirdiği bomba sonucu öldüler.

26 Ekim 1979 : Kore Devlet Başkanı Hee, Kore Gizli Servisi Başkanı  tarafından Seul'de vuruldu.

14 Nisan 1980 : Hindistan Başbakanı İndra Gandi yaralandı.

30 Ağustos 1981 : İran Cumhurbaşkanı Ali Raci ve Başbakan Bahonar, Tahran'da bombalı suikastta öldü.

13 Mayıs 1981 : Papa, Mehmet Ali Ağca'nın kurşunlarıyla yaralandı.

1982 yılında Lübnan'ın yeni Başkanı Beşir Cemayel, Beyrut'ta bombalı suikastta öldürüldü.

1982 yılında Papa ikinci bir saldırıyı yarasız atlattı.

1983 yılında FKÖ temsilcisi Sartayi, Portekizde vuruldu.

1983 yılında Birmanya'da bir gezide bulunan Güney Kore Hükümeti'nin 14 üyesi öldürüldü.

1984 yılında İngiltere Başbakanı Margareth Thatcher, IRA'nın bombalı saldırısından kurtuldu. Saldırıda bir milletvekili öldü.

31 Ekim 1984 : İndra Gandi, kendi Sih korumaları tarafından öldürüldü.

16 Nisan 1988 : FKÖ liderlerinden Ebu Cihad, Tunus’taki evinde  öldürüldü.

18 Haziran 1988 : Başbakan Turgut Özal'a Kartal Demirağ tarafından suikast girişiminde bulunuldu.

17 Ağustos 1988 : Ziya Ül Hak'ın tatbikat dönüşü bindiği C-130 tipi bir askeri uçak havada infilak etti. Ziya Ül Hak'la birlikte, Pakistan Genel Kurmay Başkanı ve kuvvet komutanları ile ABD'nin İslamabad elçisi dahil 37 kişi öldü.

21 Kasım 1989 : Lübnan'da 15 gün önce Cumhurbaşkanı seçilen Rene Muswad, bombalı saldırı sonucu, 18 koruma görevlisiyle birlikte öldürüldü.

26 Kasım 1989 : Hint Okyanusu'nda 500 bin nüfuslu müslüman bir ülke olan Komor Adaları'nın Cumhurbaşkanı Ahmet Abdullah Abdurrahman, sarayını basan bir grup asker tarafından öldürüldü.

7 Kasım 1990 : Moskova Kızılmeydan'da yapılan tören sırasında av tüfeği ile Gorbaçov'a suikast düzenlendi. Sonuçsuz kalan suikastı düzenleyen Alexander Shmonov havaya ateş ettiği sırada güvenlik kuvvetlerince yakalandı. Alexander Shmonov ifadesinde hedefinin Gorbaçov olduğunu söyledi.

20 Mart 1991 : Lübnan Savunma Bakanı Michel Murr'un konvoyuna düzenlenen saldırıdan, bakan kurtulmayı başarırken 10 kişi öldü, 18 kişi de yaralandı.

21 Mayıs 1990 : Hindistan eski Başbakanı ve muhalefet lideri Rajiv  Gandhi, seçim çalışmaları yaptığı sırada, genç bir kadının kendisine verdiği çiçeğin içindeki bombanın patlaması sonucu öldü. Olayda, çevrede bulunan 20 kişi de hayatını kaybetti.

29 Haziran 1992 : Cezayir Devlet Başkanı Muhammed Budiyaf, Annaba kentinde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü.

6 Temmuz 1992 : Irak Kürtleri'ne düzenlediği gezinin üçüncü gününde, Süleymaniye'den Halepçe' ye geçen Fransa Cumhurbaşkanı'nın eşi madam Mitterand'ın yanından geçen bir araç infilak etti. Suikastte 3'ü koruma görevlisi, biri çocuk, 4 kişi öldü, 19 kişi de yaralandı.

18 Eylül 1992 : İKDP lideri Sadık Şeref Berlin'de öldürüldü.

10 Şubat 1992 : İran Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani'ye karşı "Bebek Hurrendin" adlı örgüt komandolarınca suikast girişiminde bulunuldu.Saldırganlardan 5'i ölü, 3'ü sağ olarak ele geçirildi.

Gürcistan Devlet Başkanı Eduard Şevandnadze 29 Ağustos 1995 günü Tiflis’teki parlamento binası çıkışında bazukalı saldırıya uğradı. Gürcü lider, saldırıdan hafif yaralı olarak kurtuldu.

26 Haziran 1995'de Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek, bir toplantı için gittiği Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa'da silahlı saldırıya uğradı. Saldırganlardan 4'ü olay yerinde öldürülürken, arkadaşları kaçtı.

2 Ekim 1995'de Makedonya Devlet Başkanı Kiro Gligorov, Üsküp'te bombalı saldırıya uğradı. Şoförünün öldüğü olayda Gligorov bir gözünü kaybetti.

4 Kasım 1995 günü İsrail Başbakanı İzhak Rabin, Tel Aviv'de fanatik bir Yahudi olan Yigal Amir adlı üniversite öğrencisi tarafından tabancayla öldürüldü.

Saddam Hüseyin'in oğlu Uday, 12 Aralık 1996 günü Bağdat'ta silahlı saldırıya uğradı. Uday Hüseyin saldırıdan ağır yaralı olarak kurtuldu.

10 Şubat 1998'de Gürcistan Devlet Başkanı Edward Şevardnadze'ye suikast teşebbüsünde bulunuldu. Olayda bir koruma ile bir saldırgan öldü.

21 Temmuz 1998'de Çeçenistan Devlet Başkanı Aslan Mashadov'a başkent Grozni'de bombalı bir saldırı düzenlendi. Olayda bir koruma ölürken, dört koruma da yaralandı. Aslan Mashadov'un yara almadan kurtuldu.



Amerika da ki uçak kazalarına bakarsak:

Mel Carahan : Missouri eyaletinin Demokrat valisiydi. Senatoya adaydı. Rakibi, şimdi Bush yönetiminin adaletin başına getirdiği John Ashcroft'tu.Seçimden üç gün önce 16 Ekim 2000 de bir uçak kazasında öldü. Ölümüne rağmen, sandıkta o seçildi. Şimdi karısı senato'da.


Jerry Litton : Yine Missouri'li demokrattı. Partisinin senato adaylığını kazandığı gece 3 Agustos 1976 da uçak kazasında öldü. Yerini alan aday karşısında Cumhuriyetçi aday kazandı.

John Heinz : Cumhuriyetçi partiden liberal görüşleriyle dikkat çeken iyi bir senatördü. Vietnam savaşına karşıydı, yoksullar için sağlık reformu, sosyal hizmetler, kamu taşımacılığı ve çevre konusunda partisinden farklıydı. Küba ile uzlaşma yanlısıydı. Uçağı inişte zorlanınca durumu incelemek için havalanan helikopterin çarpması sonucu 4 Nisan 1991 de öldü.

John Tower : Eski senatördü ve Reagan-Baba Bush dönemindeki İran-Kontra skandalını İran'a gizlice silah satarak ve uyuşturucu ticareti yaparak, Nikaragua'daki hükümet karşıtı milislerin finansmanı soruşturan Tower komisyonunun başıydı. Küçük bir uçağın içinde 16 Ekim 1972 ölü bulundu.

Hale Boggs : Eski Temsilciler Meclisi üyesi ve çoğunluk grubu lideriydi. Başkan Kennedy suikastini soruşturan Warren Komisyonunun yedi üyesinden biriydi. Katil Oswald'ın tek başına hareket etmediğine inanan ve bunu daha sonra kamuoyuna da ilan eden, kabullenmeleri kurcalayan tek üyeydi. Bir başka demokrat parlamenterle birlikte 16 Ekim 1972 de uçak kazsın da ölü.

Mickey Leland : Teksas'lı Demokrat parlamenterdi. O dönemde Irkçı Güney Afrika yönetimine karşı sert tedbirlerden yanaydı. Etiyopya’da yolculuk yaparken  7 Ağustos 1972 de uçak  kazasında öldü.

Omar Torrijos : ABD'li değildi. Panama'nın başındaki popüler diktatör generaldi. Reagan-Bush yönetimine kafa tutmuş, ABD işgale kalkışırsa Panama kanalını imha etmekle tehdit etmişti. Kısa bir süre sonra, uçağının kalkışı sırasında mekanik bir arıza sonucu oluşan kazada 1981 yılında öldü. Panama'da bu ölümden ABD sorumlu tutuldu, ama bir şey çıkmadı. Yerine baba Bush'un has adamlarından Noriega Panama'nın başına getirildi

Suikastlar hep aynı iki ülke arasında barış rüzgarları eserken veya düşman iki ülkeye anlaşmışken devir açıp kapayan suikastlar,İran da işler karışık,ülkede günde 10-15 kişi ölüyor Paris’ten uçağa binen Ayetullah Humeyni Ortadoğu’yu İsrail’e bırakmak istemeyen Almanya,Fransa ve Vatikan desteği ile İran devrimini yapıyor.%65 ‘i Şii Müslüman olan Irak İran ile birleşme hazırlığı yaparken  CIA’nin operasyonu ile Amerika’nın tam desteğini alan Saddam Hüseyin Baas rejimini devirip 1979 yılında Irak’ın başına geçiyor.12 Eylül 1980 darbesinden 1 hafta önce 8 yıl süren  2 milyon insanın öldüğü İran-Irak savaşı başlıyor.11 Eylül de terör var,12 Eylül de askeri yönetim var ,13 Eylül de IMF’in komiseri Turgut Özal var.

komplo teorileri
Devamını oku...

MİT Öcalan'ı öldürecekti !

apo.jpgÖcalan’ı öldürmek için MİT tarafından planlanan  operasyonlar ilk kez ortaya çıktı...........


Teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişinin 10. yılında MİT tarafından planlanan ancak gerçekleşmeyen operasyonlar  Mehmet Ali Birand'ın sunduğu 32. Gün programında ekrana geldi. Özel haber dosyasında MİT'in planladığı operasyonlar ve perde arkasında yaşananlar şöyle aktarıldı:

ÖCALAN'A İNTİHAR EYLEMİ: MİT 1994'te Suriye'ye bir tetikçi yolladı. Teşkilatın kadrolu elemanıydı ve bu iş için gönüllü olmuştu. Eleman, Öcalan'ı fırsatını bulduğu yerde öldürecekti. Ancak incelemeler sonucu bunun bir “intihar” eylemi olacağı, tetikçinin eylemden sonra sağ kalmasının mümkün olmadığı ortaya çıktı. Aslında bu iş için gönüllü vardı ama sonrasındaki gelişmeler MİT'i rahatsız etti ve vazgeçildi.

KALE OPERASYONU: MİT 1997'de suikast için Suriye'de Öcalan'ın çiftlik evinin yanında bir ev aldı. Eve çok iyi Arapça bilen personel yerleştirildi. MİT personeli Öcalan'ın her hareketini izledi. Dikkat çekmemek için evin arsasında kabak yetiştirildi. Suikast traktörle gerçekleştirilecekti. Bu traktör dikkat çekmemesi için sürekli evin önünde duruyordu. Suikast traktörün romorkü “döşenerek” yapılacak bu traktör bombalar hazırlandıktan sonra teröristbaşı Öcalan'ın konvoyu geçerken patlatılacaktı.

ÖCALAN'IN EVİNİN MAKETİ: 1998'de aylarca süren izlemeden çıkan bilgiler ışığında Ankara Polatlı'da evin bire bir maketi yapıldı. Kullanılacak bombanın aynısı bu evde denendi. Bu, 2.5 tonluk bir gübre bombasıydı. Sonuç olumluydu. Ancak MİT ve Emniyet'çe ortaklaşa düzenlenecek operasyondan dışarıya sızması sonucu vazgeçildi.

İTALYA'DA SUİKAST: Öcalan'ın Suriye'den çıktıktan sonraki en önemli durağı biri İtalya'ydı. MİT, Öcalan'ı İtalya'da kaldığı evde öldürmek için bir operasyon planladı. Öcalan'ın villasıyla aynı sokakta bir ev kiralandı. Öcalan'ın kaldığı evin planı çıkarıldı. Operasyonda kullanılacak silahlar daha önceden eve yığılacak, “tetikçi” MİT elemanları bir yatla eve gelecek, silahları alacak, operasyondan sonra aynı yatla kaçacaktı. Ancak İtalyan gizli servisi Öcalan'ı koruyordu. Dökülecek kan iki müttefik ülkeyi karşı karşıya getircekti. Devletin zirvesinden izin alınmıştı ancak MİT yine de operasyonla ilgili CIA'yı bilgilendirme gereği duydu. CIA duruma sessiz kaldı, ancak Washington'da alarm zilleri çalıyordu. İşte tam o günlerde Öcalan İtalya'dan ayrıldı.
Devamını oku...

Doktor Nâzım

doktor_nzim_bey.pngİttihat ve Terakki'nin hep perde arkasında kalan, ama bütün yaşamsal eylemlerinde imzası olan komitacıdır. Mahalle mektebi ve rüstiyeye devam etti. İstanbul Askeri Tıbbıye İdadisi'ne girdi. Askeri Tıbbiyeyi Şahane'ye (Askeri Tıp Fakültesi) devam ederken İttihadi Osman-i Cemiyetine girdi. Örgütün avrupa'da yayın yapmasının daha rahat olması nediniyle seçilen bazı üyeler Avrupa'ya yollanıyordu. Nazım da Paris'e kaçtı. Burada Sorbonne Üniversitesi Tıp Fakültesine kaydoldu. Paris'te Ahmed Rıza ile birlikte Osmanlı Terakki ve İttihat cemiyetini (sonradan İttihat ve Terakki) kurdu.

Başkanlıktan kaçındığı için cemiyetin başkanı Ahmed Rıza oldu. Örgütün yayın organı olan Meşveret'in ilk sayısını 1 Aralık1895'te yayımladı. Aynı yıl, fakülteden jinekolog doktor olarak mezun oldu. Paris hastanesinde göreve başladı. İkinci Abdülhamit'in 1896 yılında İttihat ve Terakki örgütünün darbe yapacağına ilişkin istihbarat alması üzerine, Osmanlı hükümetinin baskılarıyla Paris hükümeti Doktor Nazım ve arkadaşlarını sınırdışı etti. Belçika'da eylemlerine devam eden örgüt, yine İkinci Abdülhamit'in ısrarlarıyla sınırdışı edilerek İsviçre'ye geçti. burada, Tunalı Hilmi, Abdullah Cevdet gibi isimlerin de aralarında bulunduğu aydınları örgüte kazandırdıktan sonra, kaçak olarak Paris'e gitti.

Osmanlı muhalefetinin ilk kongresi sayılan 4-9 Şubat 1902 Paris kongresi'nde Prens Sabahattin'ci grupla düşünsel ayrılığa düştü. Kongreden sonra, İngiliz desteğini savunan sabahattinci grup partiden ayrıldı. aynı tarihlerde İstanbul'da hakkındaki ilk idam kararı verildi. Selanik'teki harbiyeli subayları örgütlemek üzere Paris'ten rum komitacıların yardımıyla Selanik'e geçti. Selanik'teki örgütlenme Paris'teki merkezden bağımsız bir hal almaya yüz tutunca sivil Paris ve askeri Selanik 27 Eylül1907'de birleşme kararı aldı.

Hürriyetin dağa çıkarak kazanılacağına kanaat getirildikten sonra İzmir'deki orduyu Selanik ordusuna katmak görevi Doktor Nazım'a düştü. Tütüncü Yakup Ağa kimliğiyle İzmir'de dükkan açtı. Makedonya'daki Enver Paşa harekatının ardından İkinci Meşrutiyet ilan edildi. Doktor Nazım yeni kurulan hükümette, istememesine karşın Maarif Bakanı oldu.

31 Mart İsyanı sırasına örgütün genel sekreteriydi. Hürriyet ve İtilaf fırkasının iktidar olmasıyla başlayan ittihatçı avı sırasında 9 Kasım 1912'de Yunanistan'da yakalandı. Babıali baskınının ardından iktidara gelen ittihatçıların çabalarıyla serbest bırakıldı ve yurda döndü.

Son ana kadar Osmanlının I. Dünya Savaşı'nda tarafsız kalması gerektiğini düşündü ve böyle olacağına inandı. 1918'de, Talat Paşa hükümetinde maarif nazırı oldu. Almanya'nın yenilmesinden sonra hükümet düştü. Doktor Nazım'ın savaşa devam etme teklifine karşın parti çekilme ve kendini feshetme kararı aldı. Anadolu'ya geçmek isteyen Doktor Nazım yurtdışına yollandı.

5 Temmuz 1919'da ikinci kez idama mahkum edildi. Avrupa'da verimsiz olduğunu, Ankara'ya geçmek istediğini Mustafa Kemal Paşa'ya birden çok kez yazdıysa da cevap alamadı. 1922'de Berlin'de Ermeniler tarafından düzenlenen suikastten kurtuldu. Suikast olayından sonra Mustafa Kemal, Doktor Nazım'ın yurda dönmesine izin verdi.

İzmir'e yerleşen Doktor Nazım siyasetten elini eteğini çekti. Cumhuriyetin ilanından sonra da bacanağı dışişleri bakanı Doktor Tevfik Rüştü Aras başta olma üzere eski ittihatçılarla görüşmeye devam etti.

1926 İzmir suikasti'nin ardından tutuklandı. İstiklal Mahkemesi'nde yargılandı. Hakkında, ittihatçılarla aynı evlerde bulunmaktan başka bir kanıt bulunamadı. Ama yine de üçüncü kez idama mahkum edildi. Bu kez kaçamadı ve 26 Ağustos1926'da idam edildi.

Uğur Mumcu ve Falih Rıfkı Atay'a göre Doktor Nazım suçsuzdu. Osman Selim Kocahanoğlu ise kesin kanıtlara dayamamakla birlikte, Doktor Nazım'ın süikaste bir yerinden bulaştığını söyler.

Vikipedi


 

Devamını oku...